| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

crazy_frizzy

Şiir Sesli Şiir Video Aşk Hikayeleri Flash Animasyonlar

Yazılar

Geri Gelsen de Artık Kapılar Bir Daha Sana Açılmaz

Efkarımı dağıtsam ya

Bir yetmişlik sigaranın dumanında

Ne dersin?

Acıyan yanlarımı atsam ya

Buruşturup bir çöp torbasına

Yama yapsam ya kalbimin yırtılmış ‘sen’ yanına

Geçer mi dersin bu seven halim

Ah ah !

Başımı alıp çekip gitsem yarim

Ne kadar gidelebilir ki uzağa?

__________YOK HAYIR!

Bunlar gelmemeliydi benim başıma

Bu oyunda mızıklayan ben olmamıştım ki oysa

Çok sevmiştim ben seni

Bak bir kerecik geri gel

İnanmasan şiirlerime sor

Onlar yalan söylemezler sana

___________YA SABIR

Tek bu kelime mi kalacaktı bu sevdadan arda…

Daha söylenecek çok şeyim vardı sana

Şiirler kaldı sonu yazılmayan

Türküler kaldı notaları olmayan

Bir de can kaldı nefes almayan

Biliyor musun?

Nasıl canım yanıyor

Gittiğinden beri güneşte unuttu beni galiba

Uyku bile uğramıyor artık

Namussuz akşamlara

Bir beni terk etmeyen kalemim kaldı

O da kalsa ne yazar kalmasa da

Hatırlasana!

Nasıl bir sevda oyunu hayal etmiştik

Her karanlık gecede

Güneşin ziline basıp saklanacaktık

Mevsimlerden ayazı çıkarıp

Mutluluğu milyonla çarpıp

Sevda derslerinden yıldızlı karneler alacaktık

Sonra /

Bir uçurtma yapıp

Sen akreple

Bense yelkovanla yarıştıracaktık

Utanmasın diye

Tüm ayçiçeklerinin

Tek tek gözlerini kapatıp

Aşk yağmurları altında

Tüm olmazlara inat

Mutluluğa koşacaktık

Yorulan tarafa ceza verip

Bu oyunu tekrar başa alacaktık

Yoruldun galiba

Ne demiştik?

Oyunu başa alıyoruz..

Kural buydu hatırlasana

Neredeysen çık ortaya

Sana sesleniyorum duysana

Yok hayır’’’ gitmek’’’ yok…

Ceza alırsın karışmam sonra

Sen benden korkardın yorulurum diye

Hani ben güçlü olamazdım

Hani sen yorulmazdın

Tamam anladım

Bakma bana!

Gözyaşı değil bu akan

Oyunda ağlayan ceza almaz

Bu sevda oyununu

Her yürek oynayamaz

Geri gelsen de artık

Kapılar bir daha sana açılmaz

GÜLE GÜLE….

 

Saklımda Sevdan Saklımdasın En Solumda


Kendi kalemimden bişeylere itirafım..

Bir satır başı yine kendime ve kendi içime..Ne yazacağımı düşünmek öylesine zor ki aslında fakat insanın parmaklarına dökülüverirya sadece ifade edebildiklerin içindeki bi köşeden...O köşeyi kazıyarak çıkmak ister delmek ister yüreğini ve gözlerini bulanıklaştırıp çeneni sızlatarak..Çıkarrr ama gitmez...

Sana söylemek isterdim bu satırlara dökeceklerimi şu an ama için sıkışırdı bunu sende dile getirirsin ya..Senin ''için'' için kendi içim yine ezildi işte..Hatta birazda ağlamaklı yine..Yorgun ve öylesine yıpranmış ki bana ait olmak istemediğini söylediğini duymak isterdim..

Benim diğer yarımsın,artık yalnızsın..

Bu şehir sensiz düşman bana sen benim

KARANLIĞIMSIN...

Öyle hissettim çok zaman diğer yarım olduğunu düşündüm..Bir elma yarısı değil bir yürek yarısıydın..Bi fırlamanın yarısıydın sen.Gittin ya yarım gitti canım gitti işte benimde..Bitmedide yalnızca gitti nasıl bir işse işte...Bitmesini hiç istemedim belkide ondan bitmedi ve istemeyeceğimi bilmediğim için bitmezde..

Bu gece..Herşeyden vazgeçtim..

Bu gece karışırken kendimden geçtim..

Dertlerimi karanlığa emanet ettim..

Gözyaşlarımı gözlerime

Bana hapsettin...

Evet ne olduysa oldu işte bu gece..Bu gece sana zarar verecek en büyük şeyden seni almayı istedim ben..Kendimden kendimden ve alamadığım bireylerden..Sırf sen ağlama sen mutlu ol diye ben bi kaç damla gözyaşı akıttım sana ve bana ve hiç olamayan ''Biz''e...

Sana emanet ettiğim ve senin taa zerresine kadar bildiğin o dertlerimi aldım kendimi o karanlığa bırakmaktanda vazgeçtim..Sen benim karanlığımdın ya...Şimdi karanlıklar çıkacakmı aydınlıklara?Oysa ben aşıktım siyaha,karanlığa ve sana dair ne varsa...

Benim diğer yarımsın,artık yalnızsın..

Bu şehir sensiz düşman bana sen benim

KARANLIĞIMSIN...

Karanlığım yeterki kendisi çıksın aydınlıklara ben karanlıklarda ve sabah olmasını beklediğim o ''beyaz''gecelerimde dizlerimi toplayıpta başımı dayadığım o duvara çok dualar ettim bir tanrı gibi belkide..

Ve ben işte o duvarlara aşık ve o duvarlara sevgili onlarsa bana belkide tek teselli...

Şimdi sana gideceğimi artık beni ben olarak bulamayacağımı söylesem için kararırdı karanlığım..Karanlıklar kararırmıydı oysaki?Ama sen en beyaz karanlıktın..Benim karanlığımdan daha karanlıktın da karanlıklara alışmış birisi için bir aydınlık sendin işte..Ama biliyordum ben seni sensiz yaşamaya mahkumdum..Yalnızlığınada seni köle yapmaya mahkum..Ama Azad edileceğin günün geleceğini biliyordum hepsi bu kadarcık diyemesemde olsun bitecek çünkü hep yanında o sevdiğin yürek..Söz verdim ya sana ne zaman ihtiyac duyarsan yanındayım diye ölümüne söz dedim ya işte..

Ölümüne bir sözün ölümüne vedası sanırım buda sana..

Senden geçmek kolay değil zaman dar oldu..

Herşeyden kaçsamda hayat zor oldu..

Sen giderken bu şehirde zaman doldu.

Geceler artık zindan bana .

Canım yanar oldu.

Çok zordu çok zordanda zoru anlatan bir kelime yoktu benim lügatımda..Keşke anlatabilseydim bunu ama ben sana en kolayını anlatamıyordum ki zorunu anlatmayı başaramadım..Çok şeyi başaramadığım gibi.

Herşeyden kaçtım kendimden sevgilerden nefretlerden ve dost bildiğim yalnızlıktan ama bir aşkından vazgeçemedim ki dedim ya ben vazgeçmeyi hiç istemedim ama vazgeçirmiş gibi gösterdim kendimi yüreğime..Çünkü en çok o çekti elimden çok ezdim çok parçaladım ama bana hiç isyan etmedi taki bu güne kadar..Bugün işte o sessiz çığlıkları parçalanışını bana anlattı..Özür dilerim dedim kendime kendimle konuştum ama..İşte o ''ama''lar yokmu..Keşkelerdende acı onlar çok daha acı..

Sen giderken ben ağlıyordum ya sana mutlu olmanı dilemekten başka bişey yapamadım..İçimi nasıl parçaladığımı nasıl yalvardığımı kendime hiç anlatamadım..Sadece iki cümle çıktı içimden..

''Ama ben seni seviyorum..Ne yapıcam sensiz söyleee..!!''

Ama zaman dolmuştu....

Beyazın karanlığı olan geceler bana zindan ve ben o duvara aşık ve sen gittin...Amaa....Neyse...

Canım yanar oldu işte..Canım gitti canım yanıyor sadece hepsi bu..

Benim diğer yarımsın,artık yalnızsın..

Bu şehir sensiz düşman bana sen benim

KARANLIĞIMSIN...

Artık yalnızım..Sensiz herşey her şehir her gözyaşım düşman bana..O çok sevdiğin gülüşümde dahil buna..

Bu gece sonsuzluğa bir merhaba deyip çektim ellerimi üstünden..Hissetmişmiydin ellerimi üstünde hiç dokunmuşlarmıydı bana?Seninkiler hala bende bırakamıyorum onları ama yüreğimi bıraktım artık o ''KARANLIĞA''...

KARANLIKLAR ÇIKARMI AYDINLIKLARA?

AYDINLIKLARIN NE ÖNEMİ VARKİ?KARANLIKLAR OLMAYINCA?!!

Benim diğer yarımsın,artık yalnızsın..

Bu şehir sensiz düşman bana sen benim

KARANLIĞIMSIN...

Yaşamak - Nuri GÜL


 

Yaşamak

İnsanoğlu yaşadığını sanır,

Halbuki bu yaşamak değil.

Yelken açmış çıkar denizine,

Kıskançlık rüzgarı ile savrulur.

Bencillik ateşi yakar yüreğini,

Yüzsüzlük yağmurunda ıslanır.

Sahtekarlık ırmağında akıntıyla,

Duygusuzca yol alır sonsuzluğa.

Oysa yaşamak

Dostluk pınarından kanasıya içmek,

Yalnız gönülleri serinletmek için.

Saygı fidanlarını yetiştirmek,

Güven meyvesini yemek için.

Hoşgörü deryasında yüzmek,

Sevgi sahiline varmak için.

Kardeşlik atmosferini içe çekmek,

Huzur ateşini üfleyip yakmak için.

İlim hazinesinden zengin olmak,

İnsanlık dünyasını kurmak için...

Nuri Gül

Velhasıl yaşamak

Sevmek... Hiç ama hiçbir karşılık beklemeden,

Çeklenmesi lazımdı ama şiirden öte birıkar gözetmeden sevmektir.

Hayat - NIETSZCHE

HAYAT…

Gidene kal demeyeceksin...

Gidene kal demek zavallılara,

Kalana git demek terbiyesizlere,

Dönmeyene dön demek acizlere,

Hak edene git demek asillere yakışır

Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,yoksa değersiz olan hep

sen olursun...

Düşün...

Kim üzebilir seni senden başka?

Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?

Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?

Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?

Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?

Her şey sende başlar, sende biter...

Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama

sevgisini...

Ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz...

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.

Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.

Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum

Oynadım.

Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.

Sonra dedim ki söz ver kendine

Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,

Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,

Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,

Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.

Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.

Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım.

NIETSZCHE

 

Sevda Sokağı


 

Anladım sonu yok seninle olmanın

Mutluluk masalmış anladım

Yandığım gözlerin kandığım sözlerin

Aşkında yalanamış anladım...

sevdasoka3nf7

Bundan sonra bir daha birdaha asla

Geçme sevda sokağından üzülürsün

Ben yokum buralarda

Gidiyorum uzaklara

Şehir soğuk şehir karlı üşütürsün...

sevdasoka6qo6 

Sana gelmekten yoruldu yüreğim

Bir ömür tükettim yoluna

Sabırla sitemle avuttum kendimi

İnanacım kalmadı yarına...

Bundan sonra bir daha birdaha asla

Geçme sevda sokağından üzülürsün

Ben yokum buralarda

Gidiyorum uzaklara

Şehir soğuk şehir karlı üşütürsün...

Söz Müzik:Ali ÇAĞLAYAN

Seslendiren:Hakan Taşıyan

Meleklere Sor

melekleresor1kg7  

melekleresor2st3 

Yüreğimin En Saklı Yerinde Senin Elin Dolaşmıştı

 

 

Tek kanatlı solgun düşlerimi yüzünde kanayan o kutsal ışıkla aydınlatan sonsuzluk meleğim...

SANA NEYİ ANLATAYIM?

"EVET YANLIZIM...

Sadece bunu söyleyip susmak isterdim...Ebediyyen susmak.

Çünkü canım acıyor..

Konuştukça arzuladıkça özledikçe en kötüsü yaşadıkça canım acıyor..''

Ruhumu yaktıktan sonra şimdi de damarlarımda dolaşan sensizliğin etimi yakan acısını mı? O acıyı uyutsun diye sığındığıma sevgini orada da hep ama hep kaybettiğim soğuk rüyalarımı mı?

Odamın tavanındaki yoksulluğumu ve kimsesizliğimi harç yapıp içine doldurduğum o derin o sonsuz çatlakların altında sen diye her gece koynuna girdiğim o zamansız ölümlerimi mi?

Şimdi burada değilsin.

Ama beni duyabiliryorsun biliyorum. Kapat gözlerini benim için ve dinle n'olur.Çünkü bunu sana ancak bir kez söylemeye cesaretim var. Seni ait olduğun çevre için değil bana ait olman için değilkarşılığında beni sevmeniz için değil...Sadece sen olduğun için sevdiğimi söyleyebilseydim...

Ne zaman sevgine acıksam kendi kalbimi yedim.

Kendi etimi...Aşkımı....Ruhumu yedim.

"YÜREĞİMİN EN SAKLI YERİNDE YALNIZCA SENİN ELİN DOLAŞMIŞTI"

Seni yollarca şehirlerce uzağından sevdim.

Seni kelimelerce şiirlerce yakınından sevdim.

Seni dünya üzerinde sanki ilk kez benim için kalemi eline alıp yazdığın mektuplarca sevdim.

Seni umutsuzca beklentisizce hayallerce sevdim uzağından.

Zamanla kırgınlık kimlik değiştirdi ve vazgeçiş oldu benim için.

Unutmanın en ağırı unutamadan unutmaktır. Seni sonsuza kadar kaybetmek kimlik değiştirdi ve unutmak oldu benim için...

Anlamadın mı artık varlığım sana acı vermek için değil sadece seni sevebilmek için yaşadım ben...

Hala seninle geçireceğim anların telaşıyla tüketir gibi yaşıyorum sensiz geçen günlerimi...Seninle geçen zaman bir daha tekrarı mümkün olmaya doğaçlama bir melodi gibi benim için.

Sanki birlikte yazılmış kaderimizin sayılı dakikalarından an çalıyorum.Öyle birikmişsin ki içimde...

Seni yaşamakla tüketmemseni sıradanlaştırmam mümkün değil.İçime çektikçe çoğalıyorsun sevgili...

"Sevgilim beni bensiz bırakma olur mu?

Çünkü sen nereye gidersen git ben oradayım.

Benim başka gidecek bir yerim yok.Benim senden başka gerçeğim yok.

Sende yaşıyorum ben sadece.

Senin kalbinin "TOPRAKLARINDA YAŞIYACAĞIM SENLE KİMSE OLMADAN HAYATDÜNYAİNSANLAR OLMADAN YAŞIYACAĞIM

SADECE SENİN KALBİNLE" SENİ SEVİYORUM...

Dön Sevdam Dönki Yokluğunda Biraz Sen Bırak

 

 

Dön Sevdam Dönki Yokluğunda Biraz Sen Bırak

 

Heybemde birikti sustuklarım nicedir..

Kelimelerimse vahşi bir hayvan kadar aç ve saldırgan.. Harf harf pençeleriyle içimde yaralar açmakta..

İç kanamalı koleksiyonlarım var yüreğimde suskunluğumdan kalan..

 

 

Ateşkes bozuldu, kalem kağıda saldırdı işte, beş para etmez şimdi binlerce “sus”..

can dökecek mürekkebim, katle fermandır bu, sükutum sus pus…

 

Dört mevsim hükümsüz, yokluğunla mevsimlerime gurbet düştü yar, hüznü çağırıyor baharlarım..

Yaprak yaprak hazan gazellenmiş yarınıma..

Gelinlik mevsimi geçmiş ömrün, kefen makamında badem çiçeklerim..

 

 

Herkese “ilk” olan, bana “son” oluyor nedense..

Sevdam, sen mi geç kaldın, ben mi erken geldim, erkenciliğimden mi yoksa “her” şeyime “hiç”

kalmışlığım?..

 

 

 

Deltasını bulmuş gözlerinin renginde, göz yaşlarım.. Ela b-akışlarda yok(ol)uşlara öykünüyor..

Kırkikindilere benzemiyor bu yağmur, sanki kırk ömür yağmaya and içmiş sağanak sağanak..

Her dere, her ırmak, her nehir akar, yatağını bulur..

Yatağına muhtaçlanmış bir nehir şimdi omzunu arayan başım...

Sözüne sadık, bulsa son damlasına kadar ç-ağlayacak…

 

 

Gönüllüsüyüm her eceli gelmiş vuslatın teneşirine..

Her gidişin, karanlığına kendimi gömdüğüm bir mezar yalnızlığı kazıyor içimde..

Sevdam, gelişinle aldığım her nefesin bedeli bin ölümse, razıyım Habil’in kaderine bin kere…

Bir Habil’e bin mezar kazmak düştü, Kabil şaşkın haline..

Şimdi cenaze merasimleri yasaklanmış, toplu mezarlar kazılıyor ölü düşlere..

Parçalanmış cesetler birikmiş ayrılığın ayak izlerinde..

 

 

Biliyorum, gitmen gerek yine de.. öyleyse git, “me”sini dilimde infazladığım “git”leri yanına alarak..

ölü düşlerimin mezarlarına basmadan git, yoksa “kal”larım ayağına dolanacak..

Her gidiş bitiş değildir bilirim. .

Yeter ki yitme, yitirme aşkı, ben beklerim, dönüşünün umuduna günlerimi asarak…

ne olur dön sevdam..

yine gidecek olsan da dön…

dön ki, yokluğuna biraz sen bırak

 

Aşk Dersleri - Bülent AKKURT

Aşk Dersleri

Seveceksen

Tam seveceksin arkadaş,

Sevgiyi yalnız yüreğinde

Değil

İliklerinde

Kemiklerinde

Duyacaksın

ve

Ona doğru

Gözlerin kapalı

Koşacaksın

Sen sevdiğin zaman

Kapılar, pencereler

Zangır zangır titreyecek

Duvarlar

Çatır çatır çatlayacak

Döşemeler çökecek

Tavanlar patlayacak

Sevdiğin zaman

Kulakların uğuldayacak

Gözlerin kararacak.

Kramplar girecek midene

Yumruk yemiş gibi

Olacaksın yüzüne

Dolaşacak ayakların birbirine

Sen sevdiğin zaman

İşte böyle seveceksin

Arkadaş

Sığmayacaksın artık

Yeryüzüne

Yer beğeneceksin

Gökyüzünde kendine

Eserken kavak yelleri

Gülebilmelisin ağlanacak

Şeylere bile

Seveceksen

Erkek gibi seveceksin

Arkadaş

"seni seviyorum"

Dediğin zaman

Gökler gürleyecek

Şimşekler çakacak

Yıldırımlar düşecek

Yağmurlar sel olup

Önüne çıkan herşeyi

Sürükleyecek

Seveceksen böyle sev dostum

Sen sevdiğin zaman

Dalgalar yükselmeli

Denizler kabarmalı

Fırtınalar boraya

Boralar tayfuna,siklona

Dönmeli

Çatılar uçmalı

Direkler devrilmeli

Yer gök birbirine girmeli

Senin sevdiğini

Herkes böyle bilmeli

Sevince işte böyle seveceksin

Arkadaş

Devireceksin dağları

Yıkacaksın kayaları

Tersine akıtacaksın

Nehirleri

ve kurutacaksın gölleri

Sevince

Biraz da kadınına göre

Seveceksin arkadaş

Kimi zaman zarif, duygulu

Kimi zaman bencil ve hoyrat

Kimi zaman bir külhan gibi

Seveceksin

Sevdiğin zaman

Öyle bir seveceksin ki arkadaş

Kendin bile korkacaksın sevginden

Dehşete düşeceksin

Ürkeceksin

Kendi sesinden

Uzun sözün kısası

Seveceksen

İşte böyle seveceksin arkadaş

Bülent Akkurt

Dil Yarası - Saadet GÖKÇE

<

Gönül kuşum, hasretin yalnızlık kafesinde mahpus...

Durmadan kanayan yaralar, gönül kuşuma mahsus...

En derini, kendi dilinin yarasıdır insanın, fakat

Susmak öylesine imkansız ki, elindeyse gel de sus!...

Her doğru her yerde söylenmezmiş, hakikat!

Doğruların karşısına yanlışlar dizilmiş kat kat...

İnsanız hepimiz eğrisiyle doğrusuyla, kabul ama

Doğru ve yanlış yaradılışımızdan, böyledir hilkat!...

Ya dilini tutacaksın... Ve kanatmayacaksın yaranı

Ya da tuz basıp yarana, söyleyeceksin içinde kalanı...

Hiçkimseyi suçlama kendi hatalarından dolayı,

Ya hakkını ver bugünün ya da bekle, hayal yarını!..

Dil yarası bu, öyle başka yaralara benzemezmiş!

Dil yarasının acısı - yaşadım - hiç mi hiç dinmezmiş...

Zamanın ilaç olamadığı tek hastalık bu olsa gerek,

Dil hançerinin karşısında, en uzun yıllar bile

ÇARESİZMİŞ!....

.

Saadet Gökçe